7
08 Ocak 2014 tarihinde Murat Sönmez tarafından yazılmıştır.
 
 

2014’te Bizi Bekleyen Zombi Oyunları!

2010’lu yılların başından itibaren bütün dünyayı bir zombi hastalığı sarmış durumda. Daha önce de insanlar içinde zombi olan bütün eğlence ürünlerini severlerdi ama 2010’dan sonra tam bir patlama yaşanmaya başladı. Zombi dizilerimiz olsun, filmler olsun içinde zombi olan her ne varsa büyük bir iştahla tüketiyoruz. Tabi durum oyunlar için de farklı değil. “Zombili” oyunlar neredeyse kendi başına bir tür olmaya doğru gidiyor. Hatta bırakın bir tür olmayı alt türlere bile ayrılmış durumda. Kimisi daha gerçekçi, kimisi daha aksiyon, ama her ne olursa olsun hepsinde aynı olan bir şey var: Zombi dediğin kafadan vurulur ve bu çok zevklidir! Peki ilk günlerini idrak ettiğimiz 2014 yılında bizi nasıl “zombi” oyunları bekliyor? Tabancanızın kurşunsuz kalmaması, baltanızın her daim keskin olması dileğiyle, işte bu senenin en göz önündeki zombili oyunları. Dying Light 2011 yılının Eylül ayında çıkan ve Techland tarafından yapılan Dead Island, her ne kadar oyundan daha çok oyun çıkmadan önce yayınlanan ve bomba etkisi yaratan trailer’ı ile konuşulsa da, coop yapısı ve eğlence ile gerilimi bir araya getiren aksiyon yapısı ile hayli sevilen bir oyun olmuştu. Bir zombi salgınında turistik bir adada geçen Dead Island’dan sonra oyunun geliştiricisi Techland şimdi de bizi Dying Light’a götürmek niyetinde. Dead Island’ı oynamış fakat Dying Light’ı kimin yaptığını bilmeyen bir oyuncu bile tek bakışta bu iki oyunun aynı ekibin elinden çıktığını fark edebilir. Benzer dövüş mekanikleri, aynı renk tonları, çok benzer bir şehir sanki Dying Light’ı bir genişleme paketi gibi hissettirebilir ama durum pek de öyle değil. En başta kahramanımız artık çok daha seri. Mirror’s Edge’den aşina olduğumuz “free run” sistemi sayesinde kahramanımız bir saniyede bir binanın çatısına çıkıp, oradan elektrik direkleri yardımı ile diğer bir çatıya ulaşabilir. Tabi ağır ağır üzerimize gelen zombi sürülerine karşı bu kabiliyet oldukça büyük bir avantaj. Ama eğer zombiler gerçekten ağır olsalardı! Çünkü güneş tepedeyken zar zor yürüyen zombiler, güneş batınca bir 100 metre koşucusu oluyorlar. Kısacası bu oyunda gündüz avcı iken gece av oluyorsunuz! Bu senenin sonunda yeni, eski konsollar ile PC’ye çıkacak oyunu merakla bekliyoruz. Dayz Geldik hayatına Arma 2’nin bir modu olarak başlayıp, ummadığı bir başarı yakalayarak geniş kitlelere ulaşan Dayz’ye. Pek çoğunuzun bildiği üzere oyunun alfa versiyonu satışa çıktı ve şimdiden yüzbinlerce kez indirilerek geliştiricisi Dean “Rocket” Hall’a ilk milyon dolarını kazandırdı. Ben Dayz’i bu yönü ile Minecraft’a benzetiyorum. Hatırlayın Minecraft da henüz bitmeden önce satışa çıkmış, asıl final sürümü çıktığında ise oyun zaten bir fenomen olup geliştiricisi Markus “Notch” Persson’a milyon dolarlar kazandırmıştı. Neyse kimin ne kazandığını bir kenara bırakalım da biz gelelim Dayz’e. Bilmeyenler için kısaca özetlemek gerekirse, Dayz içinde zombilerin olduğu bir hayatta kalma oyunu. Hayatta kalma mücadelenizi zombilere karşı verdiğiniz gibi, açlık, susuzluk, hastalık gibi insanı ihtiyaçlara karşı ve bir de bunun üstüne diğer oyunculara karşı da veriyorsunuz. Oyunda perma death sistemi kullanılıyor. Yani karakteriniz öldüğünde, bir daha gelmemek üzere ölüyor, üstelik ölene kadar topladığınız bütün eşyalarla birlikte. Ve Dayz’de en kolay şey ölmek. Dikkatli olmazsanız bir zombi sizi öldürür, merdivenden düşerek ölebilirsiniz, bir hastaneyi içinde antibiyotik bulma umudu ile araştırırken soteye yatan bir başka oyuncu sizi vurabilir, veya açlıktan, susuzluktan kıvranarak ölebilirsiniz. Oyun mühimmat bul, bulana kadar zombi ve diğer oyunculardan kaçın, bulduktan sonra herkesin anasını ağlat şeklinde ilerliyor. Diğer oyuncuları isterseniz hemen vurup, üzerinden çıkanları alabilir, onu teslim olmaya zorlayıp, kelepçeledikten sonra soyabilir ve kanını almak da dahil türlü türlü eziyetler edebilirsiniz. Peki bunu tasvip ediyor muyuz? Hayır! Çökmüş bir topluluğu ayağa kaldırmak böyle olmaz, insanlara yardım edip tekrar medeniyeti kurmanız gerek! Fakat eğer bu kafayla DayZ oynarsanız kısa zamanda toprağı öpersiniz bizden söylemesi. Nether Nether de aslında DayZ’nin açtığı yoldan giden bir oyun. O da benzemeye çalıştığı DayZ gibi kıyamet sonrası bir dünyada hayatta kalma oyunu. Fakat yapımcıların hakkını yemeyelim, çünkü buradaki zombiler aslında klasik zombi değiller. Onlara daha çok mutant demek daha doğru olur sanırım. Bir zombi olmadıklarından bir zombi gibi de hareket etmiyorlar. Oldukça hızlılar ve bir iki tanesi ile aynı anda karşılaşırsanız üstüne bir de üzerinde etkili bir silah yoksa kısa zamanda karakterinize veda edebilirsiniz. Nether’de Steam üzerinde erken erişim ile satın alınabilir durumda. Dilerseniz satın alarak oyunun gelişimine katkıda bulunabilirsiniz. 7 Days To Die Karşımızda bir oyun var, oyun gerçekçi bir dünyada geçiyor, karakterimiz hayatta kalmaya çalışıyor, kullandığımız her türlü aleti oradan buradan bulmak yerine biz üretiyoruz, çeşit çeşit silah üretip, bir de o silahları birbirleri ile kombinasyona sokup daha da farklı silah yapmak mümkün. Bir bakalım şimdi neler söylemişiz... Biraz DayZ, biraz Minecraft, üstüne biraz Dead Rising sosu, işte size 7 Days to Die! Oyunun en çok öne çıkan özelliği elbette üretim sistemi. Sadece kullanacağımız araç, gereç ve silahları üretmiyoruz bu ürettiğimiz aletlerle kendimize güvenli evler de yapabiliyoruz. Evimizin etrafında mısır, patates gibi ürünler yetiştirebiliyoruz. İşleri daha da büyütüp domuz yetiştirmek bile bu oyunda mümkün. Tabi bütün bu yetenekleri sadece zombilerden korunmak için değill diğer oyunculardan korunmak için de kullanıyoruz. Yani o özene bezene ektiğiniz patatesleri canınız pahasına korumanız lazım. Sonuçta hayatta kalmaya çalışıyoruz! 7 Days to Die bir Kickstarter oyunu. 200 bin dolar toplama hedefi ile yola çıkıp 500 bin dolar toplayan bir oyun ve bence Minecraft’a benzeyen yapısı ile büyük umut vaat ediyor. Oyunun alfa versiyonu şu anda Steam’de bulunabilir ama fiyatı da 35 dolarcık! Sunset Overdrive SunSet Overdrive şu ana kadar bahsettiğimiz oyunlardan biraz farklı. Şu ana kadar bahsettiğimiz oyunlar öyle ya da böyle daha ciddi oyunlardı. Sunset Overdrive ise daha eğlenceli, daha hızlı, öldün mü gidersinden öte öl öl diril eğlenmene bak diyebileceğimiz bir oyun. Oyun E3 2013’te Micorosft’un basın konferansında Xbox One için duyuruldu ve arkasında da Rachet & Klank ve Resistance serilerinden tanıdığımız Insomniac Studios var. Sunset Overdrive çizgi film havasında, eğlencenin ve mizahın bol olduğu bir oyun olacak. Oyunda yüzlerce farklı silah, tamamen açık bir dünya bulunuyor ve zombiden ziyade yine mutantlara karşı savaşacağız. Yani aslında oyunda biraz da Borderlands havası da var diyebiliriz. The Walking Dead Season 2 Geçtiğimiz nesilde bende en derin izler bırakan oyunlardan biri idi The Walking Dead. Aynı isimli çizgi roman ve dizi ile aynı evrende geçen oyun bizi bir avuç insanın dramı ile baş başa bırakmıştı. Oyunun ilk sezonunun sonu, son zamanlarda beni en çok sarsan sonlardan biriydi. Walking Dead serisinin asıl gücü (ve bazılarının eleştirdiği nokta) kıyamet sonrası bir dünyada hayatta kalan insanların arasındaki ilişkilere odaklanması. Bu evrende çeşit çeşit silahlar üretip, katliamlar yapmak yok, ama her seferinde sizde derin izler bırakacak seçimler yapmak, çoğunluğun iyiliği için bazılarını feda etmek gibi zor kararlar var. İlk sezonda tanıştığımız küçük kız Clementine ikinci sezonun da kahramanı. Zaten ilk sezonun bir yerinde anlatılan asıl hikayenin kontrol ettiğimiz Lee’nin değil Clementine’in olduğunu anlıyorduk. İşte o Clementine biraz daha büyümüş ve zorunlu olarak olgunlaşmış olarak ikinci sezonda karşımıza çıkıyor. Walking Dead kendini ispat etmiş bir seri. İkinci sezonun ilk bölümü de kısa süre önce çıktı ama asıl hikaye önümüzdeki aylarda devam edecek. Fortnite Epic Games tarafından yapılan Fortnite da Sunset Overdrive gibi şirin mi şirin görselliğin olduğu bir oyun. Fakat ondan farklı olarak işler biraz daha ciddi. Güneş tepede olduğu zamanlar etraftan gerek ağaç keserek, gerek toprak kazarak elde ettiğimiz malzemeler ile gece olduğunda ortaya çıkan zombilerden korunmak için kendimize barınak yapacağız. Kulağa oldukça tanıdık geliyor öyle değil mi? Evet yine karşımıza o sihirli kelime çıkıyor: Minecraft! Elbette oyunun Minecraft’tan ayrıldığı pek çok nokta var. Fortnite’ın yegane konusu gece dalga dalga gelen zombi ataklarına karşı koymak. Ve bu aslında hiç de kolay değil. Çünkü zombiler barınağınızda bir zayıf nokta bulup içeri girmek konusunu kafaya takmışlar ve son derece agresifler! Neyse ki siz de zekanız ile onlara karşı koyacak ve her gece, barınağınızı biraz daha aşılması zor bir kale haline getirebileceksiniz. Fortnite’ın bu sene sonbaharda çıkması bekleniyor. Evet 2014 yılında bizleri heyecandan heyecana sürükleyecek “zombili” oyunlardan bazıları bunlar. Şöyle bir bakıyorum da her zevke uygun bir zombi oyunu mutlaka var. Yani bu sene zombisiz kalmayacağız. Kurşununuz bol, baltanız keskin olsun!



Murat Sönmez

 
Oyun tutkunu, film ve kitap sever.