0
18 Ağustos 2014 tarihinde Murat Sönmez tarafından yazılmıştır.
 
 

Bir Gamescom Hikayesi

Almanya’nın Köln şehrinde yapılan Gamescom 2014’e katılmak için bir salı sabahı 32 derecede cayır cayır yanan İstanbul’dan çıktık yola. Bindiğimiz uçak neredeyse Türk oyun medyasının özel jeti gibiydi. Sağımdaki iki koltukta BSC’den Talha ve Gökhan vardı. Onların yanında, diğer sıranın en ucuna, Oyungezer’den Sarp konuşlanmıştı. Uçağın ön tarafında Merlin’den Murat, arka tarafında ise Sony’den Mustafa, Sercan ve Berk vardı. Dünya Yıldızı ise adına yakışır bir şekilde en önde business klasta uçuyordu (adam yıldız yapacak bir şey yok!).

Köln’e indiğimizde yerel saat 11.00’ı gösterirken hava sıcaklığı ise 19 derece idi. Bavula son anda Almanya soğuk olabilir düşüncesi ile attığım “kalın bir şeyler” gerçekten kalındı ve bu sayede 13 derecelik ısı farkından hiç etkilenmeden otelin yolunu tuttuk. Köln 1 milyonluk nüfusu ile belki Almanya’nın en büyük şehri değil ama kültür, sanat ve eğlence odağı olduğu kesin. Küçücük şehirde 15 kadar müze var, muhtemelen İstanbul’daki müze sayısına eşittir. Her yeri toplu taşıma ağları ile örülmüş. Tren, metro, teleferik, otobüs ne ararsan var. Ve evet, yaya geçidine ayağını bastığın an arabalar duruyor. Farklı kafalar yani.

Gamescom 2014 macerasının ilk yarısını şehrin en önemli tarihi mirası olan Köln Katedrali ya da yerel ismi ile Dom’un karşısındaki bir otelde geçirdik. İşte otelin odasından manzara böyle. Ön taraftaki yapı tren garı, arka tarafta ise Dom görünüyor.

IMAG1287

Otele yerleşir yerleşmez Xbox Basın Konferansı için kendimizi sokağa attık. 15 dakikalık kısa bir yürüyüşten sonra konferansın yapılacağı merkeze geldik. Gamescom’daki konferanslar E3'e göre çok daha sade. Xbox konferansının yapılacağı salon da 300 - 400 kişilik oldukça küçük bir salondu. Xbox’ın önemli isimleri bir bir çıkıp konuşurken beklendiği gibi çok da önemli bir açıklama olmadan konferans bitti. Tabi adet olduğu üzere ben de bir kaç kere “uuuuuu” “vuuuuuu” gibi sesler çıkartıp avrupalı meslektaşlarımdan geri kalmadım. Böylece içimde bir ukte olan “basın konferansında owwwwww sesleri çıkartma” olayını da artık gerçekleştirmiş durumdayım. 20 GP Achievement Unlocked!

IMAG1288IMAG1302-b

Microsoft konferansından sonra kısa bir dinlenmenin ardından Sony Basın Konferansı için bu sefer araçla yola çıktık. Konferans, fuarın da yapılacağı Koelnmesse alanında Microsoft’a göre çok daha büyük bir binada ve daha çok insanın katılımı ile gerçekleşti. Daha binanın girişinden itibaren Sony’nin Gamescom’u daha ciddiye aldığı belli oluyordu. Yaklaşık 1.000 kişilik salonda konferansı izledik ve yine üstümüze düşen görevi, gerekli yerlerde gerekli “uuuuuuu” “vuuuuuuu” seslerini çıkartarak yerine getirdik. Genel olarak her iki konferansı da değerlendirdiğimizde Sony’nin oyun bakımından da, genel organizasyon bakımından da daha başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

IMAG1306IMAG1307

Almanya’daki ilk günümüzü bu şekilde geçirdikten sonra, ertesi gün, yani fuarın sadece basına açık olan ilk günü için sabah erken saatte yola çıktık. Biz bomboş koridorlar beklerken karşılaştığımız kalabalık, bir gün sonra fuar bütün oyun severlere açılınca ne göreceğimizi önceden müjdeler nitelikteydi. Nitekim ilk gün oyun sırasında 15 dakika beklediğim için homurdanan bendeniz, ertesi günler sıraların yanına bile yaklaşamayacaktım.

IMAG1313

Gamescom, E3’ten 4 kat daha büyük bir alana yayılmış toplam 10 büyük salondan oluşmuş bir fuar. 5 salonda hemen hemen bildiğimiz bütün büyük oyun firmalarının standları bulunuyordu. 2 salon “business” adı altında normal ziyaretçilere kapalıydı ki, fuar herkese açıldıktan sonra ben de sadece buralarda oyunları deneme şansı buldum. 1 salon yemek bölümü için ayrılmışken, 1 salon daha çok indie oyunlara ve son salon da ağzına kadar tşört, hediyelik eşya, minyatür gibi ürünlerin satıldığı standlara ayrılmış durumda idi.

Gamescom’un sadece basına açık ilk gününde oyun sıraları işte şöyleydi.

IMAG1317

Asıl kıyamet fuarın kapılarını bütün ziyaretçilere açması ile koptu. Daha önce laylom girdiğimiz kapılarda büyük bir yığılma yaşanıyordu. Fuarın dev koridoru insanlarla dolup taşmıştı. Daha önce 1-2 dakikada kat ettiğim yolları 5-10 dakikada ancak geçebilir hale gelmiştim ama yalan yok fuar dediğin yer içinde insan olunca renkli bir hale geliyor. Almanlar, Gamescom ile nasıl bir oyun tutkunu ülke olduklarını çok iyi sergiliyorlar. Ağırlıklı olarak 14 - 25 yaş arası gençlerin oluşturduğu kalabalığın içinde her türden insana rastlamak olası. Fakat benim açımdan en göze çarpanı Almanya’da kadınların da kitleler halinde oyunlarla ilgileniyor olması. Erkekler yine çoğunlukta, ama ezici bir üstünlükleri yok. Yüzdeye vurursak, Gamescom’u gezmeye gelmiş olanların %40’nın kadınlardan oluştuğunu söylemek yanlış olmaz.

IMAG1339

Tekrar salonlara dönecek olursak. Bir salonun neredeyse tamamını Wargaming ve hemen onun yanında bulunan Riot Games kaplamıştı. World of Tanks, Airplanes’ten sonra şimdi de World of Battleships’in çıkışı ile ilgilenen Wargaming alanının içindeki büyük sahnenin her iki tarafında içinde su balesi yapan sporcuların bulunduğu dev akvaryumlar vardı. Haliyle enteresan bir görünümdü. Riot Games’te ise isteyen, profesyonel makyajcıların ellerinde istedikleri League of Legends karakterine bürünüp fotoğraf çektirebiliyorlardı. Demek ki neymiş? Bir gün herkes 10 dakikalığına cosplay yapacak!

IMAG1364

Gamescom’un en dikkat çekici yerlerinden biri de, bir salonun neredeyse yarısını kaplayan Sony idi. Sony, büyük Playstation yazıları ile çevrelediği alanda, Driveclub, Order 1886, Until Down, Bloodborne, LittleBigPlanet 3 gibi oyunların yanı sıra Project Morpheus gibi çok beklenen yeni teknolojik cihazını da sergiliyordu. Sony’nin bulunduğu salonun bitişiğinde ise EA, Microsoft, 2K, Ubisoft gibi devler vardı. EA’nın alanı devasa idi ve en ilgi çeken oyun Fifa 15 idi. Microsoft’un alanında Sunset Overdrive, Fable Legends, Forza Horizon 2, Halo Masterchief Collections dikkati çekiyordu. Ayrıca Xbox ile Call of Duty yakınlığı nedeniyle bir de büyükçe bir COD: Advanced Warfare alanı göze çarpıyordu.

IMAG1409

Gamescom’un en çok ilgi çeken alanı ise kesinlikle Ubisoft idi. Özellikle The Division’nın önü sadece basına açık günde bile girilmeyecek kadar kalabalıktı. Herkese açıldığında ise kuyrukta bekleme süresi 150 dakikaya kadar uzadı. Piknik sandalyesi ile gelen ziyaretçiler sabırla sıranın kendilerine gelmesini bekleyip, yaklaşık 20 dakika süren sunumları izlediler. Keza Assassin’s Creed Unity de aynı şekildeydi. İşin garip kısmı ise bu iki oyunda da aslında sadece bir sunum izliyor olmanız. Yani kendi ellerinizle oynama şansı yoktu.

IMAG1404IMAG1405

Sony, Ea, Microsoft, Ubisoft ve 2K dışında kalan firmaların alanları daha küçük olmasına rağmen onlar da çok kalabalıktı. Örneğin Warnerbros, Square Enix, Bethesda... - ki fuarda oynayamadığım için tek üzüldüğüm oyun The Evil Within’dir -

IMAG1323 IMAG1324

Gamescom, E3’ün aksine booth babe denilen, Türkçe’de kısaca stand kızları diyebileceğimiz olaydan pek nasibini almamış. Ben neredeyse hiç birinde booth babe görmedim. Aslında belki de çok gerek yok. Çünkü ortalık cosplay kaynıyor. Hani bizim ülkemizde bir avuç cosplay sevdalısı devamlı birbirleri ile uğraşıyor, laf atıyor ya… Almanya’da bunun olması imkansız gibi çünkü sayıları yüzlerle ifade edilecek şekilde. Başarılısı, başarısızı, çok uğraşanı, az uğraşanı ile toplamda cosplay sayısı tüm fuar boyunca tahminim 700 - 800 kişi civarında vardır. Bakın şu fotoğrafta bile sadece Zelda oyununa gönül vermiş 20 kadar cosplayci görünüyor. Bu topraklarda cosplay tam anlamıyla bir yaşam şekli.

IMAG1464-zelda

Kısaca da olsa sizlere Gamescom 2014 hikayemizi aktarmaya çalıştım. Oyunlara hiç değinmedim, onlar da bir kaç güne video şeklinde gelecek.

Siz şimdilik şu fotoğraflarla idare edin!




Murat Sönmez

 
Oyun tutkunu, film ve kitap sever.