0
25 Mayıs 2015 tarihinde Burçhan Yalçın tarafından yazılmıştır.
 
 

Hangi Diziler Neden İzlenir? (9)

Sevgili Multiplayergiller, TV dizileri serimizin bugünkü bölümünde bu sene itibariyle yayın hayatına başlayan bazı dizileri de dahil ederek devam ediyoruz. Daha önceki bölümleri inceleyen okurlarımızın bildiği üzere en az 3-4 bölümünü izlediğim yapımlar hakkında birkaç cümlelik yorumlar yapıyorum, kendimce puanlar veriyorum. Şunu belirtmekte yarar var, liste ve listedeki dizilerle ilgili yorumlar tamamen bana aittir; bazılarını yerin dibine soktuğum ya da göklere yücelttiğim yorumlardan Multiplayer sorumlu değildir. İlk başta alfabetik olarak hazırladığım listeye yeni başlayan dizileri serpiştirmeye özen gösteriyorum. Hadi bakalım, bugün hangi yabancı yapımlar oltamıza takılmış, beraberce inceleyelim. 17437371-mmmainA.D. The Bible Continues – 2013 yılında 10 bölüm halinde yayımlanan The Bible dizinin devamı niteliğinde olan A.D. The Bible Continues, İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonraki olayları anlatıyor. Klasik bir History Channel mini dizisi olan bu yapım benim pek bir ilgimi çekmedi açıkçası. Ama tarihi ve dini prodüksiyonlarla ilgili alakanız varsa izleyin derim, tabii öncelikle The Bible’ı seyretmeniz koşuluyla. Başta İsa olmak üzere karakterler fazlaca abartılmış. Yönetmenin diziye vermeye çalıştığı tiyatral hava, anlatılmaya çalışılan hikayeyi gölgede bırakmış. Oyuncu performansları sıradanın üzerine çıkamıyor. CGI’lar (bilgisayar yardımıyla oluşturulan görseller) gerçeklikten çok uzak. Dediğim gibi, beni pek sarmadı ama yine de göz atmanızda fayda olabilir. Nisan ayında başlayan dizi toplamda 12 bölümden oluşuyor ve önümüzdeki ay final yapıyor. American-Odyssey-Thumb-1American Odyssey – Nisan ayında start alan dizi, bir terörist başını ortadan kaldırmak için göreve çıkan bir American birliğinin hava saldırısı sonucu yok edilmesi neticesinde gelişen olayları konu ediyor ve üç ana karakter üzerine kuruluyor: resmi kaynaklar tarafından öldü olarak duyurulan, bahse konu birliğe mensup bir kadın asker, önceki savcılık görevinden uzaklaştırılmış ve bir şirket avukatı olarak çalışan bir hukukçu ve politik bir aktivist. Bu üç karakter de kendi çaplarında askeri birliğe düzenlenen bu saldırının terörist bir eylem değil, bir takım karanlık güçler tarafından düzenlenen bir komplo olduğunu ispatlamak için çaba sarfederken bir yandan da hayatta kalmaya çalışıyorlar. Bol aksiyon, bol devlet ve özel sektör komplosu, bol suikast, bol bol da işkence ve kan sahnesine sahip bu diziyi çocuklardan uzak tutmak lazım. Valla ben sevdim diziyi. Komplo teorileri, şirketlerin terörist gruplara akıttığı finansal kaynaklar kısımlarını anlamak biraz zor olsa da genel olarak rahat ve akıcı bir senaryosu var. Oyunculuklar fena değil. Kötü adamlardan birini, Lost’un meşhur Mr. Eko’su, İngiliz aktör Adewale Akinnuoye-Agbaje canlandırıyor. Şiddetle olmasa da, politik komplo teorileri üzerine yazılan hikayeleri seven arkadaşlara tavsiye ediyorum. Bir Homeland değil ama vakit kaybı da olmayacaktır. Unutmadan, dizinin sezon sonunda bitirileceğini duydum. backstrom_article_story_largeBackstrom – Dizi, Rainn Wilson’un canlandırdığı, alkolik, uyuşturucu bağımlısı, ukala, sevimsiz, saygısız, ırkçı ama bir o kadar da dahi bir Özel Suçlar Bürosu teğmeni Everett Backstrom’un üstün zekası ve çalışkan ekibinin suçluların peşindeki hayatlarını anlatan bir polisiye. Backstrom bana ilk etapta Dr. House’u hatırlattı. Onun da House gibi, işini yapma konusunda özel bir yeteneği ve sıradışı bir tarzı mevcut. Genel anlamda komedi unsurları da içeren Backstrom, klasik polisiyeler gibi her bölüm farklı bir konu işlerken, dizi karakterlerinin özel hayatlarından da bol bol dem vurmakta. Ben sevdim ve izlemeye devam edeceğim. Göze batan, rahatsız eden hiçbir detay yok. Keyifle vakit geçirebileceğiniz, hafif ve eğlenceli bir dizi. mzl.jmnanixqBattle CreekLas Vegas dizisi ve Transformers serisinin yakışıklısı Josh Duhamel’in başrollerden birini oynadığı dizi için, Backstrom için ne düşünüyorsam onu düşünüyorum. Zaten ikisine de aynı anda başlamıştım, beraber devam ettiriyorum. Bir FBI ajanı Milt Chamberlain (burada efsanevi NBA oyuncusu Wilt Chamberlain’e bir gönderme yapılmış ama ben çözemedim), tabiri caizse, Battle Creek adındaki bir şehre sürülür! Çok başarılı bir ajanın, böylesi gariban bir kasaba karakolunda görevlendirilmesi doğal olarak tüm yerel polisleri şoka uğratır. Bir kere adam çok yakışıklıdır. Öyle ki erkek polisler bile adamın karizmasının çekimine kapılmaktan kendilerini alamazlar, biri hariç... Dean Winters’ın çok da başarılı bir şekilde canlandırdığı dedektif Russ Agnew, Ajan Chamberlain’e ilk gördüğü andan itibaren kıl olur ama yapacak bir şey yoktur, birer ortak olarak beraber çalışmak zorundadırlar. Çok sevimli, fazla kan revan içermeyen, bol kahkahalı bir polisiye. Kesinlikle çok sevdim ama CBS kanal yönetimi benimle aynı fikirde olmamış ki diziyi maalesef daha ilk sezonu bitmeden yayından kaldırılma kararı almış. Allah’tan sezonun tamamlanmasına izin vermişler. Bence bir daha düşünmeliler. O kadar dandirik polisiye var ki piyasada... Battle Creek dün yayımlanan 13. bölümüyle yayın hayatına veda etti. Olympus_TitlecardOlympus – Bir önceki dizi yazımda iZombi ile ilgili “izlemeyin, izlettirmeyin” yorumum bir okurumuzun tepki göstermesine sebep olmuş. Tamamen hak veriyorum kendisine. Okurumuzun dediği gibi, biz ne kadar sevmesek de, izlemeye çalışırken içimiz dışımıza çıkmış olsa da sonuçta ortada bir emek var, harcanan tonla para var. Ama bu okurumuzdan şöyle bir ricada bulunmak istiyorum; hatırım ne kadar var, var mı bilmiyorum ama hatırım için Olympus’un bir bölümünü sonuna kadar izler misin? Yeminle, daha ilk bölümün ilk 15 dakikasına ulaştığımda öylesine çileden çıkmıştım ki diziyi kapatacağıma TV kumandasından televizyonu kapattım; o derece! Olympus efsaneleri üzerine bir dizi çekiyorlar. Doğal olarak onca canavarı yaratmak, esas oğlanın o canavarlarla dövüşmelerini canlandırmak için CGI yani Computer Generated Imagery (bilgisayar ürünü görüntü) kullanılmak zorunda. Ama be güzel kardeşlerim, 2015 yılının sinema teknolojisiyle, Dünyayı Kurtaran Adam’ın ortaya koyduğu göreselliğin sadece bir tık üzerine çıkabiliyorsanız, ne demeli size? Dediğim gibi, 15 dakikada kumandayı falan fırlattım; gerisi size kalmış. Bugünlük bu kadar diyelim. İyi seyirler olsun...



Burçhan Yalçın